Yılda 8 milyon ton gibi plastik kökenli atığın denize girdiğini düşünürsek bunun yüzde 10’u 800 bin ton, yüzde 20’si 1 milyon 600 bin ton gibi çok büyük bir miktarı oluşturuyor. Bu ağlar diğer plastik ve malzemeler gibi bir kütle şeklinde değil alana yayılmış geniş alanları kaplayan ince gözenekli olan bir yapı olduğu için kilometrelerce boya ulaşabilen genişlikte denizde serbest halde bir hayalet şeklinde gezerek avlamaya devam eden malzemelerdir.
Ya da denizin dibine çökerek kurşun ve benzeri malzeme olarak kimyasal kirliliğe sebep olmaktadır. En önemlisi de hayalet ağlarla ilgili yapılan bilimsel çalışmalarda yaklaşık 4 ile 20 yıl arasında aktif olarak denizde avlamaya devam ettiği tespit edildi. Hayalet ağların yaptığı avlar hiçbir şekilde ekonomiye dönüşmüyor. Ekolojiye ve biyoçeşitliliğe zarar veriyor. Balıklar başında olmak üzere tüm kabuklulara, yumuşakçalara, denize bulunan balinalar, yunuslar, köpek balıkları gibi canlılara ve memelilere, deniz kuşlarına ve hatta kıyılara geldiğinde diğer hayvanlara da zarar veren bir atık grubudur. Denizde sürekli gezdiği için sürekli yer değiştiriyor. Farklı bölgelerde bilinmeyen alanlarda avlamaya öldürmeye devam eden bir sisteme hayalet ağ diyoruz. Yaptığı avcılığa da hayalet avcılık diyoruz. Sistem ve kural dışı bir avcılık gerçekleşiyor” dedi.
1
Dışişleri Bakanlığı’nın yeni yerleşkesinin temeli yarın atılacak
3108 kez okundu
2
Hatay’da korku dolu anlar: Elinde bıçakla çatıya çıktı
2960 kez okundu
3
Bartın’da bir haftada araması bulunan 6 kişi yakalandı
1318 kez okundu
4
Hatay’da kayınvalidesini silahla vurdu
1313 kez okundu
5
Batman’da ortalık karıştı: Biri polis 8 kişi yaralandı
1232 kez okundu