DOLAR 45,0625 0.05%
EURO 52,7465 -0.15%
ALTIN 6.672,93-1,57
BITCOIN 3441849-1,80%
Manisa
22°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

İnsanlık algoritmaya karşı!

İnsanlık algoritmaya karşı!

ABONE OL
28 Nisan 2026 10:58
İnsanlık algoritmaya karşı!
0

BEĞENDİM

ABONE OL
İnsanlık algoritmaya karşı!

Kaynak:Milliyet

Zafer Şahin’in Milliyet Gazetesi’ndeki yazısı şu şekilde;

ABD Başkanı Trump’ın yakın dönemde en çok kabul gören cümlesi sanırım dün yaptığı “İnternet insanları hasta etti” tespitidir.

Bu öyle bir hastalık ki; bünyeyi yavaş yavaş saran sinsi bir zehirden farkı yok.

İnternet erişimi olan herkes adeta sanal medyada etkileşim almak için yaşar hale geldi.

Artık ilkokul çağındaki çocukları bile etkisi altına alan sanal dünyadaki şiddet ise an itibariyle insanlığın önündeki en büyük tehditlerden biri. Şiddetin sıradanlaştırıldığı sanal dünyada yetişen bir kayıp kuşak ile karşı karşıyayız.

Okulda topluca şiddet uyguladıkları arkadaşlarını videoya çekip etkileşim için tik tokta yayınlayan ve bu durumu normal gören gençlerden, çocuklardan bahsediyorum.

İnsanlık algoritmaya karşı

Kimse kendisini kandırmasın… Dijital çağın en güçlü aktörü siyasetçiler değil algoritmalar. Sanal dünyada neyi görüp neyi görmeyeceğimizi belirleyen, algoritmaya yön verenler! Kullanıcıyı mümkün olduğunca ekranda tutmak için her yola, en çok da şiddete başvuruyorlar.

Çünkü algoritma şiddeti seviyor. Daha doğrusu, şiddet içeriğinin yarattığı etkileşimi seviyor.

Çünkü insan zihnini en hızlı tetikleyen şey duygular. Öfke, korku, dehşet, kavga , linç görüntüsü her zaman iş yapıyor sanal medyada. Daha çok izleniyor, daha çok paylaşılıyor, daha çok yorum alıyor! Algoritma da zaten bunu istiyor. Bu tip içerikleri daha fazla kişiye gösteriyor.

Çünkü devir “Ne kadar etkileşim, o kadar reklam.. O kadar para” devri.. Böylece şiddet, sadece bir içerik değil; bir dağıtım avantajına dönüşüyor.

Asıl tehlike de burada başlıyor. Sürekli maruz kalınan şey, zamanla olağan hale geliyor. Her gün izlediğin kavga görüntüsü bir süre sonra kesmiyor. Daha sert, uç içerikler izlemek istiyorsun. Yetişkin bir insanın zor da olsa kendisini koruyabileceği bu sarmaldan en çok çocuklar ve gençler etkileniyor. Çünkü korumasızlar, çünkü onların algı dünyasında şiddet artık sıradanlaşmış durumda.

Bir süre sonra şiddete karşı tepkileri azalıyor ve taklit eğilimi ortaya çıkıyor. Bknz: Eline silah alıp okul basan ortaokul öğrencileri! Peki ne yapacağız? Sanal medyayı yasaklayalım mı?

Gelinen nokta itibariyle bu pek mümkün görünmüyor. Ama şiddeti ödüllendiren, sakin, öğretici, dengeli içerikleri geri plana iten algoritmaya müdahale şart. Ama bu tek başına yeterli olmaz.

İlave olarak toplumsal ve ahlaki değerleri dikkate alarak sorumlu yayıncılık yapan, haberlerini ve tüm içeriklerini editoryal bir süzgeçten geçirerek hazırlayan, sanal medyaya göre çok daha fazla personel istihdam eden, çok daha fazla vergi ödeyen geleneksel medyanın da desteklenmesi gerekiyor. Sanal medyaya sağlanan vergi avantajları reklam vereni bu mecraya adeta zorla itiyor. Yani sanal medyanın şiddeti öne çıkaran algoritmasını hep beraber fonluyoruz!

Ayakta kalma mücadelesi veren geleneksel medya insanlığı hasta eden internetin tek panzehri. Eğer geleneksel medya tutunamazsa algoritma insanlığı tamamen teslim alacak. Sonrasının ne olacağına dair senaryolar maalesef pek iç açıcı değil…
 

 

source

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

SON DAKİKA HABERLERİ

300x250r
300x250r