Hindistan hükümeti, 105 karatlık elmasın iadesini daha önce İngiltere’den talep etmişti. Birçok Hintli için İngiliz sömürge yönetiminin bir simgesi olarak görülen elmasın mülkiyeti, Hindistan’ın 1947’de İngiliz yönetiminden bağımsızlığını kazanmasına rağmen hassas bir konu olmayı sürdürüyor.
Dünya’nın en büyük elmaslarından biri olan 105 karatlık Kuh-i Nur Elması’na dair ilk kayıtlar 1740’lı yıllara dayanıyor. Babür İmparatorlarının oturduğu “tavus kuşu tahtı”nın bir parçası olduğu belirtilen elmas, çeşitli kez el değiştirmiş, en sonunda Doğu Hindistan Şirketi’nin 1849 yılında Pencap bölgesini ilhak etmesiyle İngilizlerin eline geçmişti.
Elmas Londra’ya getirilerek 1850 yılında dönemin sömürge genel valisi tarafından Kraliçe Victoria’ya sunulmuştu.
Elmasın görüntüsünden hoşnut olmayan Kraliçe Victoria ve eşi Prens Albert, 1852’de Hollandalı zanaatkar Benjamin Voorzanger’a elması işlemesi ve kesmesi görevini vermiş ve elmas bugünkü şeklini alacak şekilde işlenmişti.
Elması broş olarak sıklıkla kullanan Kraliçe Victoria’nın ölümünün ardından Kuh-i Nur İngiliz kraliçelerinin tacına eklendi. Kralların takmasının “kötü şans” getireceği belirtilerek elmas yalnızca Kraliçe Alexandra, Kraliçe Mary, ve Kraliçe 2. Elizabeth’in annesi Elizabeth tarafından taçlarında giyildi.
2. Dünya Savaşı sırasında taçtan çıkarılan ve saklanan elmas, günümüzde de Londra’da kraliyet mücevherlerinin sergilendiği “Mücevher Evi”nde tutuluyor.
1
İsrail’den Beyrut’a saldırı: Hizbullah’ın iki numaralı ismi öldü
769 kez okundu
2
Polis, Trump’ın konvoyu için yanlışlıkla Macron’un aracını durdurdu
712 kez okundu
3
Putin imzaladı: Rusya, işkencenin önlenmesi sözleşmesinden çekildi
705 kez okundu
4
Tarihte bir ilk: Yenilenebilir enerji kömürü geride bıraktı
702 kez okundu
5
İçkili videosu sosyal medyada viral olan İranlı futbolcuya men cezası
609 kez okundu