Tüketiciler, e-ticaret platformlarında kozmetik ve temizlik ürünlerinde sahte ve kayıt dışı ürün riskiyle karşı karşıya kalıyor. Sektör temsilcileri, tüketicilerin bu tür risklerden korunması için ürünleri resmi, bilinen ve güvenilir satış noktalarından veya kurumsal çevrim içi platformlardan temin etmesi gerektiğine dikkati çekiyor.
Kozmetik ve Temizlik Ürünleri Sanayiciler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Nilgün Dayıoğlugil, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sektörün yılın ilk çeyreğini temkinli ama güçlü bir iyimserlikle tamamladığını söyledi.
Dayıoğlugil, “2025 itibarıyla kozmetik, temizlik ve hijyenik kağıt ürünlerini kapsayan toplam iç pazar büyüklüğünün 10,8 milyar doları aşmış olması, sektörü yeni yıla son derece sağlam ve dayanıklı bir zeminle taşıdı. Bu ölçek, talebin ekonomik belirsizliklere rağmen ne kadar güçlü ve dirençli kaldığını da açıkça ortaya koyuyor.” diye konuştu.
Son dönemde sektörün yönünü belirleyen en temel başlıkların sürdürülebilirlik, regülasyonlar ve dijitalleşme olduğuna işaret eden Dayıoğlugil, bu üç alanın sektörün geleceğini birlikte şekillendiren stratejik bir çerçeve oluşturduğunu dile getirdi.
Dayıoğlugil, 2025 itibarıyla ülkede kozmetik sektörünün büyüklüğünün 3,8 milyar dolar, deterjan ve temizlik ürünleri sektörünün 3,9 milyar dolar, hijyenik kağıt ürünlerinin ise 3,1 milyar dolar seviyesine ulaştığını belirterek, şunları kaydetti:
“Bu üç ana sektör birlikte ele alındığında, 10,8 milyar doları aşan güçlü ve dayanıklı bir iç pazar ortaya çıkıyor. Üretim tarafında ise kozmetik sektöründe 5,8 milyar dolar, deterjan ve temizlik ürünlerinde 4,8 milyar dolar, hijyenik kağıt ürünlerinde ise 3,6 milyar dolarlık bir hacim söz konusu. Bu güçlü üretim altyapısı ihracata da doğrudan yansımış durumda. 2025’te kozmetik sektöründe 1,7 milyar dolar, deterjan ve temizlik ürünlerinde 1,5 milyar dolar ve hijyenik kağıt ürünlerinde 1 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirildi. Böylece üç sektörün toplam ihracatı 4,2 milyar doların üzerine çıktı. Aynı dönemde üç sektörün toplam ithalatı yaklaşık 2,4 milyar dolara ulaştı.”
Yerli üretimin sektörde güçlü bir konuma sahip olduğunu vurgulayan Dayıoğlugil, “Güçlü üretim kapasitesi, Türkiye’nin dış ticaret performansına da doğrudan yansıyor. Kozmetikte saç ve kişisel bakım ürünleri ile kolonyalar, temizlikte deterjanlar ve yüzey temizleyiciler, hijyenik kağıtta ise tuvalet kağıdı, kağıt havlu ve peçete gibi ürünler ihracatta öne çıkıyor. Bu tablo, Türkiye’nin kozmetik, temizlik ve hijyenik kağıt ürünlerinde yalnızca iç pazarı güçlü bir ülke değil, aynı zamanda rekabetçi bir üretim ve ihracat merkezi haline geldiğini gösteriyor.” ifadelerini kullandı.
“Dijitalleşme fırsat olduğu kadar sorumluluk da gerektiriyor”
Nilgün Dayıoğlugil, çamaşır ve bulaşık deterjanları, yüzey temizleyiciler, ıslak mendiller ve çok amaçlı temizlik ürünlerinin tüketici talebinde öne çıktığını belirterek, tüketicilerin artık yalnızca temizlik performansına değil, daha az sayıda ürünle daha çok alan temizleyen, ambalaj ve içerik açısından daha sürdürülebilir çözümler sunan çok fonksiyonlu ürünlere yöneldiğini anlattı.
Hijyenik kağıt ürünlerinde ise tuvalet kağıdı, kağıt havlu ve peçete gibi ürünlerde talebin öne çıktığını söyleyen Dayıoğlugil, kozmetik kategorisinde de parfüm, cilt bakım ve kişisel bakım ile saç bakım ürünlerinin ağırlıkta olduğunu kaydetti.
Dayıoğlugil, çevrim içi satışların toplam satışlar içindeki payının yüzde 30’a yaklaşmasının sahte ve kayıt dışı ürün riskini de beraberinde getirdiğine dikkati çekerek, şu ifadeleri kullandı:
“Sahte ve kayıt dışı ürün hem tüketici sağlığı hem de sektörde emek veren kayıtlı firmalar açısından ciddi bir sorun oluşturuyor. Dijitalleşme fırsat olduğu kadar sorumluluk da gerektiriyor. Her ne kadar çeşitli yasal ve platform bazlı önlemler alınsa da bazı satıcıların firma isimlerini değiştirerek faaliyetlerine devam edebildiği görülüyor. Bu durum, özellikle tüketici sağlığı açısından ciddi riskler oluştururken, güvenilir ürünlere erişimi zorlaştırıyor. Sahte ve kayıt dışı ürünlerle mücadelede dernek olarak ilgili kamu kurumlarıyla yakın işbirliği içinde çalışıyor, piyasa gözetimi ve denetim süreçlerine sektörel bilgiyle katkı sağlıyoruz. Sahte ürünle mücadelenin yalnızca ‘yasaklamakla’ değil, doğru ürünü görünür ve erişilebilir kılmakla da mümkün olduğuna inanıyoruz. Çünkü uzun vadede sahte ürünlerin en etkili panzehiri, bilinçli tüketici ve güçlü marka güvenidir.”
Tüketiciler için sahte ürünleri ayırt etmenin ilk ve en önemli adımının satın alma kanalını doğru seçmek olduğunu dile getiren Dayıoğlugil, “Ürünlerin, resmi, bilinen ve güvenilir satış noktalarından veya kurumsal çevrim içi platformlardan temin edilmesi büyük önem taşıyor. Bunun yanında ambalaj ve etiket bilgileri mutlaka kontrol edilmeli. Türkçe etiket, üretici veya ithalatçı firma bilgileri, kullanım talimatları ve yasal bildirimlerin eksiksiz olması temel göstergeler arasında yer alıyor.” diye konuştu.
1
Filistin Dışişleri Bakanı Ağabekyan Filistin'i tanımamanın hiçbir gerekçesi olmadığını söyledi Açıklaması
472 kez okundu
2
Gelinin mehir isteği, ağızları açık bıraktı
411 kez okundu
3
Beşiktaş'taki park yeri cinayetinde 4 tutuklama
410 kez okundu
4
Polis elinde ayakkabıyla kaymakamı bekledi, tepkiler sonrası açıklama geldi
372 kez okundu
5
Masumiyet Müzesi nerede, nasıl gidilir? Masumiyet Müzesi hangi günler açık, giriş ücreti ne kadar?
324 kez okundu