Ömer Çelik:
Soykırım şebekesinin başındaki Netanyahu’nun ve onun bakanı Katz’ın açıklamalarını yan yana getirince iç içe girmiş katmanlar görüyorum. Pakistan’da kritik barış görüşmeleri devam ederken, Netanyahu’nun bütün gayreti bu görüşmeleri sabote etmek olduğu net ve açıktır. Cumhurbaşkanımıza hadsiz şekilde saldırırken, Hamas’tan bahsediyor, burada batılıların zihnine bir gönderme yaparak esasında daha önce söylediği, “İsrail olarak batılı değerlerin kalesiyiz” kışkırtmasını tekrar gündeme almaya çalışıyor.
Yani birinci katman Pakistan’daki barış görüşmelerini sabote etmek. İkincisi, bunun için batıdaki hassasiyetleri kaşımak. Üçüncüsü ise bu şebeke bu işe girerken; çeşitli analizler çıktı. Şöyle bir plan yapmışlar; kendileri bu katliamları yapacaklar, rejim çökecek oradaki azınlıkları ayaklandırıp kendi planlarını hayata geçirmeye çalışacaklar. Ama görüldü ki burada hem Kürt kardeşlerimiz hem de diğer etnik ve mezhebi gruplar bu haksız saldırganlık karşısında son derece basiretli davrandılar. Bu nedenle Netanyahu o yalan paylaşımı yaptı. Asıl amaç ırak ve İran’daki kardeşlerimizi planının parçası yapamamanın getirdiği hırçınlık.
Bu iç içe geçen katmanlar içerisinde Katz’ın bir ifadesi var. O da “İran’dan Türkiye’ye füze gönderilirken o da sessiz kalıyor” diyor. Bundan da anlıyoruz ki, daha önce tespit etmiştik biz bunu, İran’la Türkiye’yi karşı karşıya getirmek istiyorlar. Aslında Netanyahu’nun ve Katz’ın ifadeleri bu 5 katman dediğim yaklaşımın itirafıdır. Dolayısıyla bugün herkesin gözü önünde Gazze’den Lübnan’a, Suriye’ye, İran’a yapılanlara baktığımızda İsrail’in karşısında temel insani değerleri savunan bir insanlık ittifakı var. Bu insanlık ittifakının en güçlü sözcüsü ve lideri Cumhurbaşkanımızdır. Dolayısıyla Cumhurbaşkanımıza saldırmaları bu bahsettiğim şebekenin planlarını bozmalarından duyulan rahatsızlıktır.
YORUMLAR (0)
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.
Henüz bu habere yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan siz olun!