Almanya’da aşırı sağın yükselişi, geçtiğimiz ay düzenlenen eyalet seçimleriyle yeni bir evreye girdi.
AfD, 6 Eylül 2026’da Saksonya-Anhalt’ta oyların yaklaşık yüzde 44’ünü alarak 83 sandalyeli mecliste 39 vekillik kazandı; ancak hükümet kurmak için gereken 42 sandalyelik mutlak çoğunluğun gerisinde kaldı.
Başbakan adayı Ulrich Siegmund liderliğindeki parti, İkinci Dünya Savaşı sonrasında aşırı sağın eyalet iktidarına en çok yaklaştığı tabloyu oluşturdu.
AfD, 20 Eylül 2026’da ise ülkenin kuzeydoğusundaki Mecklenburg-Vorpommern seçimlerinde yüzde 38,3 oy alarak sandıktan yine birinci sırada çıktı.
Doğu eyaletlerindeki bu sonuçlar, Federal Başbakan Friedrich Merz ve partisi CDU açısından ağır bir kayıp olarak değerlendirildi.
Federal düzeydeki koalisyon partilerinin gerilemesi, 2029 genel seçimlerinde AfD zaferi olasılığını tartışmaya açarken Merz, meclis konuşmasında AfD’nin göç politikalarını eleştirerek partiyi “etnik temizlik” çağrısı yapmakla suçladı.
Seçim başarılarının ardından partinin federal politikasında da strateji değişikliği işaretleri görülüyor.
Reuters’ın ulaştığı 5 Ekim tarihli bir parti içi strateji belgesine göre AfD, kuruluş ilkeleri arasında yer alan Avrupa Birliği ve euro bölgesinden derhal ayrılma (Dexit) vaadini esnetti.
Belgede, birlikten doğrudan çıkmak yerine AB anlaşmalarının yeniden müzakere edilmesi, birliğin egemen ulusların gevşek bir ittifakına dönüştürülmesi ve göç ile mali politikalarda muafiyetler talep edilmesi öngörülüyor.
Referanduma ise yalnızca bu reformların tamamen sonuçsuz kalması halinde gidilmesi planlanıyor.
YORUMLAR (0)
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.
Henüz bu habere yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan siz olun!