Avcı-toplayıcı atalarımız gibi tüm gün ormanda-arazide savaşmasak da, bugün peşinde koştuğumuz başka işler dolayısıyla o yemeğe kavuşabiliyoruz. Bizi evimizdeymiş gibi hissettiren yemeklerin sunulduğu yerler sayesinde ise hem zamandan kazanıyoruz, hem de bilinç düzeyinde farkında olmasak da içten içe mutlu oluyoruz. Yemek kültürümüzü nesilden nesile aktarmakta büyük önem taşıyan esnaf lokantaları bu noktada önemli bir yükü omuzluyor. Bir yandan geçmişimize dokunuyor, bir yandan kimliğimizi geleceğe taşıyor.
İşte onlardan biri Yanyalı Fehmi.
Tabelaların sürekli değiştiği bir semtte, Kadıköy’de değişmeyerek 100 yılı aşkın süredir aynı reçetelerle yapılıyor yemekler.
Mübadele öncesi 1919’da Yunanistan Yanya’dan İstanbul’a yerleşen Fehmi Efendi ile başlıyor hikâye. Genç yaşlarından itibaren Kadıköy Moda’da yaşayan ve de müteahitlik yapan bu beyefendinin (son derece hak verdiğim) büyük bir zaafı var. O da yemek. Öyle ki, sarayın mutfak ekibinin bir kısmını yanına alarak küçük bir lokanta açıyor. Önceleri hobi olarak başlattığı bu iş zamanla asıl mesleği hâline geliyor hatta öyle sevdalı ki Fehmi Efendi de mutfakta yemek yapmaya başlıyor. İstanbul’da Anadolu yakasının ilk lokantası olma özelliğini taşıyan bu yer bugün üçüncü nesillere devrettiği hafızasıyla Kadıköylülere hizmet sunmaya devam ediyor.
1
Toksik iletişimin işareti: Nasıl başa çıkabilirsiniz?
295 kez okundu
2
65 yıllık hayat arkadaşları gençlere mutlu evliliğin sırlarını verdi
293 kez okundu
3
Komplo teorilerinin dayanılmaz çekiciliği: Neden bu kadar seviyoruz?
265 kez okundu
4
Son ürünler toplanmaya başladı: 10 ton verim bekleniyor
209 kez okundu
5
Pet şişeden sedir ağacıyla Guinness’e girdi
195 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.