Nihat Uludağ’ın açıklamaları şöyle:
SORUŞTURMANIN İKİ TEMEL AYAĞI
Kayıp dosyası, şu an cinayet ve suçların örtbas edilmesi, kamufle edilmesi soruşturmasına dönüştü. Soruşturmada iki temel ayak bulunuyor. Birincisi; Gülistan’ı katleden kişilerin, 4 Ocak itibarıyla bir sürek avına başlaması. Gülistan’ı adım adım takip etmişler ve 5 Ocak günü maalesef katletmişler. Bu tablo net biçimde görülüyor.
CİNAYET SONRASI SİSTEMATİK DELİL KARARTMA
İkinci aşamada ise Gülistan katledildikten sonra sistematik bir delil karartma hadisesi yaşanıyor. Güvenlik kameralarına müdahale edildiğini açıkça görüyoruz. Şehrin güvenlik kameralarına yapılan bu müdahaleler, özellikle Gülistan Doku’nun geçtiği güzergâhlarda dikkat çekiyor. Onun yanında kim vardı, kim tarafından takip edildi gibi kritik bölümlere gelindiğinde kameraların aniden alakasız yönlere çevrildiği tespit ediliyor.

ASELSAN KAMERALARINA MÜDAHALE İDDİASI
Bu durum bir kişi tarafından da notlarında belirtilmiş durumda. Merve Tokaz’ın aktardığına göre, şehrin hâkim bir tepesinde Aselsan tarafından geliştirilen, harekete duyarlı ve şehirde olup biten her şeyi kaydeden son derece gelişmiş kameralar bulunuyor. İlginçtir ki, Gülistan’ın katledilmesinden iki gün sonra, 7 Ocak’ta bu kameralara da herhangi bir arıza kaydı olmaksızın müdahale edilmiş, yönleri değiştirilmiş ve görüntüler yok edilmiş.

ÜNİVERSİTE KAMERALARININ DEVRE DIŞI BIRAKILMASI
Munzur Üniversitesi çevresini gören hiçbir görüntüye erişime izin verilmediği de ortaya çıkıyor. Bölgenin tamamı adeta karartılmış. Bununla da yetinilmemiş; Gülistan Dokun’un son görüldüğü nokta olan Sarı Saltık Viyadüğü’nü gören üniversite kameralarının da yönü değiştirilmiş. Üniversitenin kamera sisteminde görevli iki güvenlik personelinin ifadesi alındığında, polislerin gelerek “Dışarı çıkın” dedikleri ve sonrasında ne işlem yapıldığını bilmedikleri belirtiliyor.
KAMU GÜCÜYLE YAPILAN KARARTMA İDDİASI
Bu anlatımlar, sistematik şekilde kolluk ve kamu gücü kullanılarak gerçekleştirilen ciddi bir delil yok etme ve karartma sürecine işaret ediyor. Bu noktaya daha sonra ayrıca gelinecek. Ancak asıl önemli olan, Gülistan Doku’nun Mustafa Sonel ve arkadaşları tarafından adım adım nasıl takip edildiği ve ölüm sürecine nasıl sürüklendiğinin ortaya konmasıdır.

İSTİSMAR İDDİALARININ BAŞLANGICI
4 Ocak’tan öncesine ilişkin süreç ise Gülistan Doku’ya yönelik ilk istismarın, sanılanın aksine 27 Aralık’ta değil, Kasım ayında gerçekleştiği tanık ifadeleriyle öne çıkıyor. Tanıklara göre, Mustafa Sonel, Gülistan’ın erkek arkadaşı Zeynal’ın çalıştığı kafeye sık sık gidiyor, Zeynal da onlarla yakından ilgileniyor. Gülistan Doku da iş çıkışlarında Zeynal’ı ziyaret ediyor ve bu ortamda Mustafa Sonel ve arkadaşları tarafından ilk kez fark ediliyor.
Gülistan DOKU’NUN PSİKOLOJİK ÇÖKÜŞÜ
Tanıklara göre Kasım ayındaki istismarın ardından Gülistan’ın arkadaşları, yurt arkadaşları ve oda arkadaşları dinleniyor. Hepsi, Gülistan’ın o tarihten sonra içine kapandığını, neşesini kaybettiğini ve sürekli mide bulantısı yaşadığını anlatıyor. Hamileliğe işaret eden bazı belirtiler olduğu da ifade ediliyor. 4 Ocak gecesi öğretmeni Hatice’nin evine giden Gülistan’ın, burada da çok kötü durumda olduğu, iştahsızlık ve kusma yaşadığı belirtiliyor.
4 OCAK: TAKİBİN BAŞLADIĞI GÜN
4 Ocak günü Gülistan Doku’nun çalıştığı Hanımmeli Cafe’ye saat 15.25’te geldiği kamera kayıtlarında görülüyor. Saat 18.57’de Uğurcan Açıkgöz iki arkadaşıyla birlikte aynı kafeye giriyor. Bir saat sonra, 19.57’de ise Mustafa Türkay Sonel kafeye geliyor. Gülistan’ın orada olduğu artık netleşmiş durumda. İzleme, gözetleme ve haberleşme açıkça görülüyor.
KAÇIŞ, TELEFON KAYITLARI VE CEVAPSIZ ÇAĞRILAR
Saat 20.20’de Gülistan, Mustafa Sonel’in de kafeye gelmesiyle rahatsız oluyor ve Zeynal’ın evine gitmek için kafeden ayrılıyor. Bu an, yardım çağrısı niteliğinde. Gülistan, kafeden çıktıktan sonra Zeynal’ı defalarca arıyor. HTS kayıtlarına göre 8–10 kez aramasına rağmen telefon açılmıyor. Tanıklar, Zeynal’ın tehdit edildiğini ve bu noktadan sonra karşı tarafa geçtiğini iddia ediyor.
Saat 20.50’de Gülistan, sığınmak umuduyla Zeynal’ın evine gidiyor. Ancak yalnızca iki dakika sonra, 20.52’de, Mustafa Sonel, Umut Altaş ve Uğurcan Açıkgöz’ün aynı bölgede olduğu görülüyor. Gülistan eve alınmıyor ve dışarıda bırakılıyor. Genç bir kız, tek başına ve çaresiz şekilde Tunceli sokaklarında kalıyor.

KAMERALARIN “NORMALİN DIŞINA” ÇIKIŞI
Saat 22.33’te şehir kameraları ilk kez standart çekim düzeninin dışına çıkıyor. Gülistan’ın hareket ettiği güzergâh aniden kayboluyor. Bu noktadan sonra kameraların görüş açıları değişiyor. Sıradan kişilerin erişemeyeceği bir müdahaleden söz ediliyor.
ÖĞRETMENİN EVİ VE SON GECE
Gülistan, saat 23.20’de öğretmeni Hatice’nin evine gidiyor. Öğretmenin ifadesine göre, çok kötü durumda; konuşmuyor, iştahsız ve sürekli mide bulantısı yaşıyor. Tanıkların tamamı, bu süreçte Gülistan’ın hamile olabileceğine dair değerlendirmelerde bulunuyor.

5 OCAK SABAHI: SON GÖRÜNTÜLER
5 Ocak sabahı saat 11.00’de Gülistan, son bir umutla Zeynal’ın sevgilisinin çalıştığı kafeye gidiyor. 15 dakika süren bir tartışmanın ardından kafeden ayrılıyor. Saat 11.29’da dolmuşa bindiği, Sarı Saltık Viyadüğü’nde indiği ve bariyerlerin diğer tarafına geçerek soğuk beton zeminde oturduğu iddia ediliyor.

KAYIP ANI
Saat 12.20’ye kadar Gülistan Doku’nun cep telefonu sinyal veriyor. Bir saat sonra ise artık Gülistan Doku’dan hiçbir iz kalmıyor.
1
İkinci pilot rahatsızlandı! İstanbul-Manchester uçağı Köln'e acil iniş yaptı
879 kez okundu
2
Kütahya'da 4.1 büyüklüğünde deprem
733 kez okundu
3
IŞIK ÖKTE KİMDİR? Işık Ökte Neden Gözaltına Alındı, Kaç Yaşında, Nereli? Borsa Manipülasyonunda Gözaltı Kararları!
728 kez okundu
4
30 Eylül 2025 Salı gününün son dakika önemli gelişmeleri! (CNN TÜRK 11.30 bülteni)
686 kez okundu
5
İletişim Başkanı Duran'dan Türkiye'ye getirilen aktivistlerle ilgili paylaşım
679 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.