DOLAR 45,3694 0.27%
EURO 53,4542 0.42%
ALTIN 6.881,260,97
BITCOIN 3627834-0,70%
Manisa
19°

KAPALI

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Hürmüz kaynaklı riskler Orta Asya'da bölgesel enerji entegrasyonunu öne çıkarıyor

Hürmüz kaynaklı riskler Orta Asya'da bölgesel enerji entegrasyonunu öne çıkarıyor

ABONE OL
8 Mayıs 2026 12:18
Hürmüz kaynaklı riskler Orta Asya'da bölgesel enerji entegrasyonunu öne çıkarıyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Avrasya Kalkınma Bankası (EDB) Başekonomisti Evgeny Vinokurov, Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler nedeniyle enerjide yaşanan aksaklığın Orta Asya’da enerji güvenliği arayışını artırabileceğini belirterek, “Böyle bir aksaklık, tek bir dış güzergaha veya yakıt kaynağına aşırı bağımlı olmanın stratejik risk taşıdığını hatırlatıyor.” dedi.

Vinokurov, Orta Asya ülkelerindeki enerji denklemi ve Orta Doğu’daki gerilimin Hürmüz Boğazı üzerinden bölge enerji piyasalarına olası etkilerini AA muhabirine değerlendirdi.

Orta Asya için enerjide “orta yol” stratejisini önerdiklerini anlatan Vinokurov, “Bu, üç ölçülebilir hedefi olan bir planlama çerçevesidir. Birincisi, sistemin yoğun talep ve hava koşullarının yarattığı zorluklar altında güvenilirliğini sürdürmesi, ikincisi, geçiş maliyetinin makul seviyelerde kalması ve üçüncüsü de karbon yoğunluğunun sadece görünüşte değil, istikrarlı bir şekilde azalması.” diye konuştu.

Bölgenin 2030-2040 döneminde daha çeşitlendirilmiş bir elektrik üretim karmasına ilerlemesi gerektiğini belirten Vinokurov, bazı Orta Asya ülkelerinde elektrik üretiminin yüzde 90’a varan bölümünün tek bir kaynağa bağlı olduğuna dikkati çekti.

Vinokurov, yenilenebilir enerji payının belirgin şekilde artması gerektiğini ancak bunun kesintisiz üretim kapasitesini çok erken devre dışı bırakacak biçimde yapılmaması gerektiğini ifade etti.

Hidroelektriğin rolünün zamanla dengeleme kaynağına dönüşeceğini belirten Vinokurov, “Esnek gaz santrallerinin, depolama ve şebeke modernizasyonunun güneş ve rüzgar yatırımlarıyla eş zamanlı ilerlemesi gerekiyor.” dedi.

Vinokurov, kömürün de “bir gecede” ortadan kalkamayacağını vurgulayarak, “Kömür hala sistem istikrarı ve ekonomik kalkınma için uygun maliyetli elektrik sağlıyor. Ancak modernizasyon, daha düşük kullanım ve seçici ikame yoluyla zaman içinde rolü daralmalı.” diye konuştu.

“İlk öncelik şebeke modernizasyonu ve esnek kapasite”

Orta Asya’da elektrik talebinin 2030’a kadar yaklaşık yüzde 40 artabileceğini belirten Vinokurov, bölgenin arz açıklarını önlemek için yalnızca tek bir yatırım alanına odaklanma lüksü bulunmadığını söyledi.

Politika açısından ilk sıraya şebeke modernizasyonu ve esnek kapasitenin konulması gerektiğini ifade eden Vinokurov, “Aksi halde yenilenebilir enerji yatırımlarının üretim kısıntısı, istikrarsızlık ve daha yüksek sistem maliyetlerine yol açabilir.” dedi.

Vinokurov, bölgede bazı arz sorunlarının giderek yalnızca üretim eksikliğinden değil, şebeke yetersizliklerinden kaynaklandığını da kaydetti.

Enerjide “orta yol” senaryosu

Kömür ve gaz santrallerinin modernize edilmesinin, Orta Asya’yı uzun süre fosil yakıtlara bağımlı kılabileceğine yönelik eleştirilerin anlaşılır olduğunu belirten Vinokurov, “Yenilenebilir enerji kapasitesinin hızlı artırılması, iyi entegre ve olgun piyasalarda dahi sistemi daha oynak hale getirebilir. Orta Asya bu süreci daha kırılgan bir altyapı ortamında yönetmek zorunda.” değerlendirmesinde bulundu.

Vinokurov, “orta yol” senaryosunun sermaye maliyetlerini “en iddialı yeşil senaryoya” göre yüzde 25-40 azaltabileceğini, karbon ayak izini ise muhafazakar senaryoya kıyasla 5 kat düşürebileceğini söyledi.

“Orta yol” senaryosunda yeni enerji karışımının yüzde 20 kömür ve karbon yakalama-depolama, yüzde 25 gaz, yüzde 15 nükleer ve yüzde 40 yenilenebilir enerji ile depolamadan oluşabileceğini belirten Vinokurov, “Bu senaryo, tüm kesintisiz kapasiteyi hızla yenilenebilir enerjiyle ikame etmeye çalışmadığı için sermaye maliyetlerini azaltıyor. Aynı zamanda kömür ağırlıklı patikaya kıyasla karbon yoğunluğunu ciddi ölçüde düşürüyor.” dedi.

Vinokurov, Orta Asya’nın enerji dönüşümünde başarının yalnızca yeni santral kurulu gücüne değil, şebeke, esneklik, depolama, bölgesel ticaret ve sosyal maliyetlerin birlikte yönetilmesine bağlı olduğunu sözlerine ekledi.

Orta Doğu krizinin Orta Asya etkisi

Orta Doğu’daki gerilimin Hürmüz Boğazı üzerinden küresel enerji piyasalarına olası etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Vinokurov, “Orta Asya için ikili bir tercihe körü körüne bağlı kalmamak hayati önem taşıyor. Böyle bir aksaklık, tek bir dış güzergaha veya yakıt kaynağına aşırı bağımlı olmanın stratejik risk taşıdığını hatırlatıyor.” ifadelerini kullandı.

“Sadece kömür” ya da “sadece yenilenebilir kaynaklar” şeklinde bir seçimin hatalı olduğunu vurgulayan Vinokurov, “Asıl ders, daha çeşitlendirilmiş, daha bölgeselleşmiş ve ithalata daha az maruz kalan bir sistem kurmaktır.” dedi.

Böyle bir krizin iki süreci aynı anda hızlandırabileceğini belirten Vinokurov, “Birincisi, yedek kömür ve doğal gaz santralleri, yakıt rezervleri ve enerji güvenliği gibi yerli kesintisiz üretim kapasitesine ilginin artmasıdır. İkincisi ise dalgalı hidrokarbon piyasalarına karşı koruma olarak yenilenebilir enerji, depolama ve bölgesel elektrik entegrasyonu için daha güçlü teşviklerdir. Bu nedenle orta yol en dayanıklı stratejidir; bir bağımlılığı başka bir bağımlılıkla değiştirmekten kaçınır.” diye konuştu.

Kaynak: AA / Emre Gürkan Abay

source

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

SON DAKİKA HABERLERİ

300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.